yılda binlerce (aslında sadece 2) dolar verip gittiğim süper sosyetik spor salonunda, süper haytek spor aletlerine binmeme rağmem annem hala gittiğim bu spora "jimnastik" dio!!!!
ve bunu heryerde söylüyo..
şu an annemin bütün arkadaşları beni "yo ma hart, yo ma sol" eşliğinde parlak pembe taytla havada zıplayıp bacaklarımı açarken eşzamanlı olarak da ellerimi başımın üstümde çırptığımı zannedio..
bu algıyı nasıl silicem, hatta silebilicek miyim hiç bilmiyorum..
inşallah benim "jimnastiğe" gittiğimi sanan teyzelerin tatlı oğulları yoktur..
zira durumu toplamanın hiç yolu yok..
7 Ekim 2012 Pazar
meraba pazar..
çok elit bir pazardı.
ne denli bunalımda olacağımı önceden öngördüğümden sabah gözümü açar açmaz kendimi, kahvemi ve ekim gq'mu kapıp nişantaşı'nın sentrıl parkı olan maçka parkına gittim.
her zamanki gibi köpeğini getiren tatlı nişantaşı halkı ve biraz da kapıcı vardı ama ben tabiki kapıcılara hiç bakmadım, görmezden geldim.
sarı peştemalimi yere serip, kulağımda da the antlers dinleyerek bi 5 saat falan yattım sanırım.
arada bi uyudum uyandım.
bu arada son zamanlarda inanılmaz uyuyorum. yani yere paralel olmiyim yarabbim, anında uyuyorum.. konuyla ilgili yakın bir badim yakında beni kesicek uyurken heralde, zira haftalardır dvd diye yola çıkmamızdan takriben 2 dk sonra ben uyumuş oluyorum..hatta ona uyku denmez, baya bayılıyorum..
yeni sloganım: UYUMUŞUM BEN :/
heyneyse..
bugün uyumadığım anlarda da etrafı kestim durdum.
azcık da ergen olduğum için bütün gün instagram'ın tüm nimetlerinden faydalandım.
varan 1:
parkta saatlerce beyzbol oynayan bir çift vardı!!
ya ben yürüye yürüye sentrıl parka gittim ya da onlar yürüye yürüye istanbul'a geldi.
koşarak yanlarına gidip onları omuzlarından sarsmak suretiyle "helloooo this is turkey, kebab and belly dancing" diye haykırmak istedim.
bildiğin 2012'nin nişantaşı'sında gözlerimizin önünde beyzbol oynadılar.
şok şok şok!!
ben bu zorlama amerikalılaşmadan pek hoşlanmıyorum sanırım..
istersen sabaha kadar beyzbol oyna, türksün bebeğim, bu gerçeği değiştiremezsin..
varan 2:
hemen yanıma çok da tatlı olmayan hippie bir çift geldi..
en azından ilk görüntü öyleydi..
ama sonra bi anda çantalarından ekmek çıkarıp üstüne peynir ve salam sürerken gözümdeki hippie'likleri ciddi zedelendi; derken de ayakkabılarını çıkarıp çimlerde çorapla yürüyünce imajları sıfırın altına indi.
ve ilk geldiklerinde kafamda yarattıkları patty ve robert imajı bir anda safiye ve faik'e dönüştü.
tanrı saklasın.
baya kötü bir düşüş.
allah düşmanımıza vermesin, tenks, amin.
tabi tüm gün çimlerde yuvarlandıktan sonra o gazla spora falan da gitmedim, spor eşyalarımı kolumun altına aldım tıngır mıngır eve geri döndüm..
yine de seni hiç sevmiyorum pazar!!
hele pazartesi, senden baya nefret ediyorum..
dünyanın bir yerinde pazartesilerin olmadığı bir ülke varsa oraya taşınmak istiyorum ben..
ne denli bunalımda olacağımı önceden öngördüğümden sabah gözümü açar açmaz kendimi, kahvemi ve ekim gq'mu kapıp nişantaşı'nın sentrıl parkı olan maçka parkına gittim.
her zamanki gibi köpeğini getiren tatlı nişantaşı halkı ve biraz da kapıcı vardı ama ben tabiki kapıcılara hiç bakmadım, görmezden geldim.
sarı peştemalimi yere serip, kulağımda da the antlers dinleyerek bi 5 saat falan yattım sanırım.
arada bi uyudum uyandım.
bu arada son zamanlarda inanılmaz uyuyorum. yani yere paralel olmiyim yarabbim, anında uyuyorum.. konuyla ilgili yakın bir badim yakında beni kesicek uyurken heralde, zira haftalardır dvd diye yola çıkmamızdan takriben 2 dk sonra ben uyumuş oluyorum..hatta ona uyku denmez, baya bayılıyorum..
yeni sloganım: UYUMUŞUM BEN :/
heyneyse..
bugün uyumadığım anlarda da etrafı kestim durdum.
azcık da ergen olduğum için bütün gün instagram'ın tüm nimetlerinden faydalandım.
varan 1:
parkta saatlerce beyzbol oynayan bir çift vardı!!
ya ben yürüye yürüye sentrıl parka gittim ya da onlar yürüye yürüye istanbul'a geldi.
koşarak yanlarına gidip onları omuzlarından sarsmak suretiyle "helloooo this is turkey, kebab and belly dancing" diye haykırmak istedim.
bildiğin 2012'nin nişantaşı'sında gözlerimizin önünde beyzbol oynadılar.
şok şok şok!!
ben bu zorlama amerikalılaşmadan pek hoşlanmıyorum sanırım..
istersen sabaha kadar beyzbol oyna, türksün bebeğim, bu gerçeği değiştiremezsin..
varan 2:
hemen yanıma çok da tatlı olmayan hippie bir çift geldi..
en azından ilk görüntü öyleydi..
ama sonra bi anda çantalarından ekmek çıkarıp üstüne peynir ve salam sürerken gözümdeki hippie'likleri ciddi zedelendi; derken de ayakkabılarını çıkarıp çimlerde çorapla yürüyünce imajları sıfırın altına indi.
ve ilk geldiklerinde kafamda yarattıkları patty ve robert imajı bir anda safiye ve faik'e dönüştü.
tanrı saklasın.
baya kötü bir düşüş.
allah düşmanımıza vermesin, tenks, amin.
tabi tüm gün çimlerde yuvarlandıktan sonra o gazla spora falan da gitmedim, spor eşyalarımı kolumun altına aldım tıngır mıngır eve geri döndüm..
yine de seni hiç sevmiyorum pazar!!
hele pazartesi, senden baya nefret ediyorum..
dünyanın bir yerinde pazartesilerin olmadığı bir ülke varsa oraya taşınmak istiyorum ben..
3 Ekim 2012 Çarşamba
sshh dansedelim mi??
çok iyi danseden biriymiş gibi çok sevdiğim salınımlı şarkılarda dansa kalkasım gelio, keşke biri dansa kaldırsa falan diye iç geçiriyorum - ki normalde slow dans diyince aklıma hep 80'lerin sünnet düğünleri gelir - ki zaten ben de slow danstan hiç hazetmem - ki zaten dans da edemem - ki sanırım bende ritm bozukluğu var.. hareketli şarkılarda nispeten karambole gidiyor da slow'da hiç şansım yok..
aşağıdaki şarkıyı tüm ninja kaplumbağalara armağan ediyorum, en çok da splinter'a..
hmmmm evet küçükken splinter'dan hoşlaniodum biraz, ne var!!
Bu aralar en çok da bu şarkıda dansa kalkasım var..
iyiki annie gibi sesim yok, bütün gün susmazdım, sesim kısılana, ses tellerim aşınana kadar bağrırdım..
ama işte aramızdaki fark da bu sanırım, o bağarmio?!?!
anlamadım da neden bağarmadığını, sesi de müsait halbuki.. deli mi ne?!?!
1 Ekim 2012 Pazartesi
meraba betmen..
1 ekim itibariyle hava kendini yine gotham city'e bağladı..
bu havalarda benim aklıma hemen betmen gelio..
aslında latex giyen erkekler ilgimi pek çekmez ama betmen'in asi ve serseri bi havası var ve sanırım bundan dolayı betmen'den biraz hoşlanıyorum..
bi de çok tatlı bi arabası var..
akşamları betmobiliyle beni alsa gezdirse, sonra yine eve bıraksa keşke..
aman ne biliyim mesela emirgan'a gidip salep içerdik ya da kanlıca'da yoğurt yerdik falan..
?!?!
şaka şaka bu kadar fakir ve yöresel aktiviteler yapıp kendimi koskoca betmen'e rezil edicek diilim..
güzel lüks biyere drink'e giderdik..
sunset ya da vogue falan olabilir mesela hem betmobille de rahat gideriz..
dimi bet??
bu havalarda benim aklıma hemen betmen gelio..
aslında latex giyen erkekler ilgimi pek çekmez ama betmen'in asi ve serseri bi havası var ve sanırım bundan dolayı betmen'den biraz hoşlanıyorum..
bi de çok tatlı bi arabası var..
akşamları betmobiliyle beni alsa gezdirse, sonra yine eve bıraksa keşke..
aman ne biliyim mesela emirgan'a gidip salep içerdik ya da kanlıca'da yoğurt yerdik falan..
?!?!
şaka şaka bu kadar fakir ve yöresel aktiviteler yapıp kendimi koskoca betmen'e rezil edicek diilim..
güzel lüks biyere drink'e giderdik..
sunset ya da vogue falan olabilir mesela hem betmobille de rahat gideriz..
dimi bet??
28 Eylül 2012 Cuma
yerli dizi yapıcam ama ismi yok henüz..
yerli dizi işine giriyorum.
son zamanlarda tutan yerli dizileri işim gereği hasbelkader araştırmam gerekti.
ve bulgular şoke ediciydi?!?!
şaka şaka şoke edici falan diildi, hatta oldukça klişe ve fakirdi..
hikaye çok basit:
sevdiği fakir kıza kavuşamayan genç, kendini badiye verir..
bu dizi için malzemeleri sayıyorum:
1 adet fakir bakire kız
1 adet vücudu güzel, yakışıklı deli badici
boğaz'da bir yalı
üsküdar semalarında fakir bir ev
bu malzemeler ışığında da olaylar gelişicek..
acaba bi tane de kötü gıdılı azeri zengini mi koysam??
çok kafayı taktım bu azeri işine, bana bu aralar "şüpheli" bir rolls royce çarparsa falan kimden şüpheleniceğinizi biliyorsunuz!!!!
son zamanlarda tutan yerli dizileri işim gereği hasbelkader araştırmam gerekti.
ve bulgular şoke ediciydi?!?!
şaka şaka şoke edici falan diildi, hatta oldukça klişe ve fakirdi..
hikaye çok basit:
sevdiği fakir kıza kavuşamayan genç, kendini badiye verir..
bu dizi için malzemeleri sayıyorum:
1 adet fakir bakire kız
1 adet vücudu güzel, yakışıklı deli badici
boğaz'da bir yalı
üsküdar semalarında fakir bir ev
bu malzemeler ışığında da olaylar gelişicek..
acaba bi tane de kötü gıdılı azeri zengini mi koysam??
çok kafayı taktım bu azeri işine, bana bu aralar "şüpheli" bir rolls royce çarparsa falan kimden şüpheleniceğinizi biliyorsunuz!!!!
18 Eylül 2012 Salı
zenginin parası..
zenginin parası züğürdün çenesi konulu yazımın bugünkü konuğu tabiki de yine gayri safi milli hasılasıyla ünlü, tanıdığımız en zengin hayal kahramanı, gıdılı damat reza..
dün kızına 1+1 daire aldıktan sonra yaptığı gafın kendi de farketmiş olacak ki bugün hemen rolls royce phantom alarak arayı kapatmış..
canım çok tatlı..
onun için hemen bir yağlı boya tablo çalıştım ben de..
rezacığım, aceleye geldi, çevresine varak çerçeve çalışamadım ama onu da arkadan göndericem..
dün kızına 1+1 daire aldıktan sonra yaptığı gafın kendi de farketmiş olacak ki bugün hemen rolls royce phantom alarak arayı kapatmış..
canım çok tatlı..
onun için hemen bir yağlı boya tablo çalıştım ben de..
rezacığım, aceleye geldi, çevresine varak çerçeve çalışamadım ama onu da arkadan göndericem..
off inşallah doğumgünüme kadar kanka olabiliriz allam lütfen yaa, tenks, amin..
sshh reza bi tur versene ;))
17 Eylül 2012 Pazartesi
azeri güzel christian grey'de son durum..
ülkemizin gıdılı damadı, bir diğer sıfatıyla ebru gündeş'in kocası bugün ne satın almış başlığımız bugün de boş kalmadı.
reza zarrab, bugün de kızına 750 bin dölar değerinde 1+1 daire almış.
bugünü de boş geçmemiş, öyle ya da böyle bir şey almış olmasını takdir etsem de, aldığı evin 1+1 olması beni biraz düşündürdü..
"benim de evim 1+1 rezacığım, bir tanecik kızın var, ona boğaz'da 7 oda, 9 banyolu bir yalı almanı beklerdim, hayırdır işlerin mi bozuldu acaba?"
baksanıza ama ne tatlı..
bakalım dostum reza yarın ne satın alacak..
reza zarrab, bugün de kızına 750 bin dölar değerinde 1+1 daire almış.
bugünü de boş geçmemiş, öyle ya da böyle bir şey almış olmasını takdir etsem de, aldığı evin 1+1 olması beni biraz düşündürdü..
"benim de evim 1+1 rezacığım, bir tanecik kızın var, ona boğaz'da 7 oda, 9 banyolu bir yalı almanı beklerdim, hayırdır işlerin mi bozuldu acaba?"
baksanıza ama ne tatlı..
26 Kasım doğumgünüm, o güne kadar Reza'yla kanka olursam istediğim cartier gözlük, balenciaga çanta ve macbook pro'yu bana alır belki..
16 Eylül 2012 Pazar
kelebek etkisi..
bir itirafta bulunucam:
ben kelebeklerden hiç hoşlanmam..
hatta oldukça korkutucu, sinsi, içten pazarlıklı ve hain olduklarını düşünürüm..
küçükken trt1'deki katil kelebekler filminden beri de evde her kelebek gördüğümde üstüne atlayıp öldürürüm..
sonuçta hırlısı var hırsızı var..
hem peki ya aslında güve olmadığı ne malum??
sonuçta ikisi de aynı..
ben kelebeklerden hiç hoşlanmam..
hatta oldukça korkutucu, sinsi, içten pazarlıklı ve hain olduklarını düşünürüm..
küçükken trt1'deki katil kelebekler filminden beri de evde her kelebek gördüğümde üstüne atlayıp öldürürüm..
sonuçta hırlısı var hırsızı var..
hem peki ya aslında güve olmadığı ne malum??
sonuçta ikisi de aynı..
Cartier Cabriolet
Az önce gerçek aşkı buldum..
Her standart kız gibi benim de ayakkabı ve çanta konusunda takıntım var tabiki, ama en çok güneş gözlüğü konusunda hassas, obsesif ve hastayım..
Her gün bıkmadan gözlük alabilirim..
Takıp takıp çıkarabilirim..
Az önce de yine yillardır hayallerimde yaşattığım ama canlısını hiç bulamadığım gözlükle karşılaştım..
Kendisi doğma büyüme vintage, asil ve cool..
Cartier Cabriolet..
Renkleri, gold metal detayları, duruşu, hali tavrı, modeli..
İstiyorum seni Cart....
En çok da siyahını....
Ve eğer seni bir gün kendimden önce başkasında görürsem çok tehlikeli olabilirim..
7 Eylül 2012 Cuma
kadınlar ve taksiler
bir kadının gerçek karakterini öğrenmek için onunla taksi bekleyin!!
her sabah ve akşam işe taksiyle gidip gelen biri olarak kadınların taksi beklerken içlerinden çıkan canavarı şaşkınlık, korku, huşu ve kin içinde izliyorum..
efendi gibi sıraya girip taksi beklerken arkadan gelen kadının ileri yürür gibi yapıp önüne geçmek suretiyle gelen taksiye binmesi çok sinsi bir harekettir..
size çok kinleniyorum söyliyim..
ölünce geceleri gelip yanınıza yatıcam, saçlarınızı düğümlicem, yanaklarınızdan soğuk soğuk öpücem..
bunlar uzun vadeli planlar tabi..
herneyse....
siz taksiyle yanımdan geçerken, yüzünüze öylece salaklığımdan bakmıyorum aslında, içimden bağıra bağıra FAHİŞE KÖYLÜ diyorum..
o an dışımdan hiç bir şey yapmamamın sebebi muhtemelen senden daha medeni oluşum, daha düzgün bir terbiye almış oluşum, asil oluşum, sör arkadaşlarım olması ve sayamadığım daha yüzlerce zengin sebeptendir..
zira o an sinirimden seni ısırabilir, gözüne rotring kalem saplayıp saplayıp çıkarabilirim..
LADIES,
sırada beklemek kötü bir şey değildir, aksine beklememek ciddi bir davranış bozukluğudur, hainliktir, sinsiliktir, cahilliktir, fahişeliktir, orospuluğun önde gideni-bayrak tutanıdır..
geç kalmış olabilirsin belki.. ama o zaman bunun da gayet medeni formülleri vardır:
a)daha erken çıkabilirsin..
b)senin önünde bekleyen kişiden izin alabilirsin..
GUYS,
şu kadınlara paye vermeyin rica ediyorum, ne biliyim mesajlarına cevap vermeyin, gezdirip tozdurmayın, evden alıp eve bırakmayın..
son sözüm:
inşallah bunu yapan kadınlar evde ve ölene kadar erkeksiz kalır..
yaklaşmayın ateş ederim!!!!
rrrrr!!!!
her sabah ve akşam işe taksiyle gidip gelen biri olarak kadınların taksi beklerken içlerinden çıkan canavarı şaşkınlık, korku, huşu ve kin içinde izliyorum..
efendi gibi sıraya girip taksi beklerken arkadan gelen kadının ileri yürür gibi yapıp önüne geçmek suretiyle gelen taksiye binmesi çok sinsi bir harekettir..
size çok kinleniyorum söyliyim..
ölünce geceleri gelip yanınıza yatıcam, saçlarınızı düğümlicem, yanaklarınızdan soğuk soğuk öpücem..
bunlar uzun vadeli planlar tabi..
herneyse....
siz taksiyle yanımdan geçerken, yüzünüze öylece salaklığımdan bakmıyorum aslında, içimden bağıra bağıra FAHİŞE KÖYLÜ diyorum..
o an dışımdan hiç bir şey yapmamamın sebebi muhtemelen senden daha medeni oluşum, daha düzgün bir terbiye almış oluşum, asil oluşum, sör arkadaşlarım olması ve sayamadığım daha yüzlerce zengin sebeptendir..
zira o an sinirimden seni ısırabilir, gözüne rotring kalem saplayıp saplayıp çıkarabilirim..
LADIES,
sırada beklemek kötü bir şey değildir, aksine beklememek ciddi bir davranış bozukluğudur, hainliktir, sinsiliktir, cahilliktir, fahişeliktir, orospuluğun önde gideni-bayrak tutanıdır..
geç kalmış olabilirsin belki.. ama o zaman bunun da gayet medeni formülleri vardır:
a)daha erken çıkabilirsin..
b)senin önünde bekleyen kişiden izin alabilirsin..
GUYS,
şu kadınlara paye vermeyin rica ediyorum, ne biliyim mesajlarına cevap vermeyin, gezdirip tozdurmayın, evden alıp eve bırakmayın..
son sözüm:
inşallah bunu yapan kadınlar evde ve ölene kadar erkeksiz kalır..
yaklaşmayın ateş ederim!!!!
rrrrr!!!!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




